Agorafobi ve Panik Atak (Panik Bozukluğu)

Agorafobi ve Panik Atak (Panik Bozukluğu)

Yunan mitolojisinde bir tanrı olan PAN, ormanların, kırların, sürülerin ve çobanların tanrısı olarak bilinir. Fiziksel görünümü yarı insan, yarı keçi olarak tasvir edilen kıllarla kaplı bedeni ve başındaki küçük boynuzları ile çirkin bir yaratıktır.

Sesi öyle korkunçtu ki karanlık ve ıssız yerlerde bağırtısıyla insanları korkuturdu. Sesini duyan canlılar ürker, kurtlar ve kuşlar saklanır, koyunlar ve kuzular korkularından kendilerini uçurumdan aşağı atardı.

Dehşete kapılmak ve korkmak anlamına gelen PANİK kelimesinin kökenini  PAN’ın bu aklı baştan alan korkutma durumu oluşturmuştur.

Bir Panik Atak Hastasının Bakış Açısı

Bir hasta Panik Atağı şu şekilde nitelendiriyor:

“Alışveriş yapmak için pazardayken, birden çarpıntım tuttu, şiddetli bir korku ve iç sıkıntı başladı içimde. Nefes alamıyor, terliyor ve boğulacakmışım gibi hissediyordum. Kalp krizi geçirdiğimi düşünerek, ölecek miyim korkusuyla hastaneye koştum. O günden beri ne zaman bu şekilde hissetsem, kendimi bir acil servise gitmiş buluyorum.”

Geçirdiği her panik atakta “bir felaketle baş başa olduğu” düşüncesine kapılır. Kendini korumak için güvenliğini sağlayacak davranışlarla bu felaketi durdurduğunu düşünür. Bu nedenle defalarca Panik Atağı geçiren kişi, başına ölüm veya felç gibi bir durum gelmese de yine de bu sefer ölebileceği veya felç olabileceğini düşünür.

Büyük bir stresin hazırlayıcısı olduğu Panik Bozukluğu’nda ilk atak genelde araba içinde veya kullanırken, evde ya da kalabalık bir mekanda olur. Yorumlar, atak anında ortaya çıkan bedensel duyumlara bağlı olarak yapılıyor.

Örnek vermemiz gerekirse, kalp krizi geçirdiğini düşünmekte olan kişi acil servise gidiyor; kalp elektrosu çekildiğinde bir sonuç çıkmıyor. Fakat, kişinin şikayetlerinin nasıl oluştuğuna dair ikna edici bir sebep de sunulmuyor.

Hasta kişi, şikayetlerimi açıklayabileceğim bir sebebim yok lakin ben de rahatsızlığımı kafamdan uydurmuyorum ki; aklımı mı kaçırdım acaba diye düşünmeye başlıyor. Yaşadığı şeyin dehşetinden dolayı ürken hasta kişi yine Panik Atak geçirmekten korkarak, fiziksel belirtiler ile daha yoğun bir şekilde meşgul olmaya başlıyor. Öte yandan kendince tedbirler almaya çalışıyor.

Panik Atak’ın oluşabileceğini düşündüğü ortamlara gitmemeye başlıyor, kalabalık yerlerden uzaklaşıyor veya evden dışarı adım atmıyor. Sonuç olarak, Panik Bozukluğu hastalarının büyük bir kısmında gördüğümüz Agorafobi gelişiyor.

Panik Atak’lardan korunabilmek için devreye sokulan kaçınma ve kaçma eylemleri korku ve kaygının sürmesine sebep oluyor.