Ergenlik, çocukluk ile yetişkinlik arasındaki köprüyü oluşturur. Bu köprünün yapısı, uzunluğu, ayakları ve sağlamlığı geri kalan hayatı belirlemektedir. Ergenlik döneminde kişinin duygusal havası, dalgalı bir denizin ortasında yol almak gibidir.
²Delikanlılık² olarak adlandırılan bu özel dönemde kan gerçekten deli akmaktadır; sinir sisteminde fırtınalar esmektedir, beyin yeniden yapılanır ve birçok ruhsal davranışsal farklılık bu kuvvetli rüzgar sebebiyle oluşmaktadır.
Çevresel Etkiler
Ergen birey, duygusal, fiziksel ve sosyal olarak baskı altındadır. Bu baskının sebebi biraz fiziksel, duygusal ve hormonal değişimlere uyum sağlama çabasından, biraz da sosyal çevre ile tekrar uyum sağlama mecburiyetinden kaynaklıdır; fakat bunlar birbiriyle alakasız değildir.
Ergen birey, iç ve dış dünyası arasında denge kurma uğraşı içindedir. Bu dengeyi kurabilmek için ailesinden biraz uzaklaşmaya ve akranlarına yaklaşmaya ihtiyaç duymaktadır. Ergen, ailesinden bağımsız olmaya çabalarken bir taraftan ailenin yön vermesi ve daha da önemlisi desteğine ihtiyaç duymaktadır.
Ergenlik döneminde çocuğun kişilik ve kimlik gelişimi için arkadaş gurupları en önemli faktörü oluşturur. Fakat aynı zamanda, bazı yanlış alışkanlıklar, istenmeyen cinsel davranışlar, suç, madde bağımlılığı, okul sorunları vb. sorunların belirmesine de neden olabilir; bu nedenle ergenler risk altında bulunmaktadır.
